Rehber Ali Çelik

Hakkari- Cennet Cehennem Vadisi

18 Mayıs 2019.
Hakkari’ye ikinci gidişim. Her taraf dağ. Acaba hangisi hangisidir diye merak içindeyim. Kimden öğrenebilirim diye araştırırken “Cilo Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü” ile yan yana geldim. Tanıştık, sohbet ettik.
Anlattılar neler yaptıklarını. Çok güzel etkinlikleri varmış. Tanıştığımızın ertesi günü hemen bir etkinliğe davet ettiler. Ters lale fotoğraflamaya gideceğiz.
Ertesi sabah buluştuk. Kendi arabam ile grubu takip edeceğim. Katılımcı sayısı beklediğimin çok üstünde. 3 minibüsün haricinde onlarca da özel araba var benim gibi.
Çukurca tarafından bir nokta hedeflenmiş. Yola çıktık. Bir süre araç konvoyu Zap kenarında durdu. Haber gelmiş, gideceğimiz bölgede kar örtüsü henüz kalkmamış, ters lale görememe ihtimalimiz var (2019’da kar geç eridi doğuda).
Rotayı farklı bir noktaya çevirdik. ‘Cennet Cehennem Vadisi’nin üst taraflarına doğru…
Kırıkdağ’da ana yoldan ayrıldık, köyün içinden geçip vadiye doğru ilerlemeye başladık. Neden bilmem en önde ben varım! Yol iz bilmem, arabada kulüpten Kerem Hoca var, o tarif ediyor. Vadi yükseldikçe yükseliyor, yollar bozuk, sanki çok uzun süredir geçilmemiş bu stabilize yoldan, ilk ben geçiyorum.
Bir yerde durdum, grubun geçmesini bekledim. Gözüme vadide akan suya kurulu “Hes” takılıyor. İçimden geçiriyorum; burayı da bulmuşlar. Artık konvoyun ortalarındayım ama araba zorlanıyor, araç kiralık da olsa zarar gelsin istemiyorum, dikkatli olmaya çalışıyorum , yavaşım. Herkes paldır küldür geçiyor yanımdan. Gerilere kaldım. Bir taraftan da manzarayı izlemeye çalışıyorum. Arada, yeşillenmeye başlamış yamaçlardan kengel, siyabu, uşun toplayanları görüyorum. Zahmetli iş.
Karlar erimeye başlamış, kanyonu andırır bir coğrafya, iki tarafımda da yüksek kayalar bu kayalardan dökülen (mübalağa etmeden söylüyorum 100 metrenin üzerindeki) şelaleler… Karşımda karla kaplı heybetli Hakkari Dağları.
Ve bir yerde artık araba “ben gitmem” dedi. Durmak zorunda kaldım. Aracın altına taş toplanmış. Gruptan insanlar geliyor; “yapabileceğimiz bir şey var mı” diye soruyorlar.
Yok, siz devam edin lütfen. Benim maceram bu kadarmış.
Ne oldu sonrasında:
Ben kaldım, aracın altındaki taşları temizleyip geri döndüm
Diğerleri de biraz ileride araçlardan inip yürümeye başlamışlar. Çok zorlu bir 3 saatlik yürüyüş yapmışlar, zira bir süre sonra yağmur başlamış, bayaca ıslanmışlar, ama eğlenmişler de.
Ters lale görebildiler mi hatırlamıyorum, ben Ters lale ile Yüksekova – Dağlıca yolunda tanıştım.
Araçla ilerlediğimiz güzergah Hakkari’nin bilindik yaylalarından Mergan’a çıkıyormuş biraz üstü Mergan Buzulu.
Çok uzağımda olmayan bir mesafede de Nasturilere ait Mar Şalita Manastırı (Gelezo Kilisesi) varmış, uğrayamadım.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.